Teknoloji ve Politika

Tekno-Politika Çağında  Dijital Vatandaşlık ve İzleyici Demokrasi

Dursun Yıldız

SPD Teknopolitika Merkezi

19 Şubat 2026

 İlk olarak 1997 yılında Jon Lebkowski tarafından kullanılan “tekno-politika” terimi, bilgisayarların ve bilginin önceliklendirilmesini, alternatif bilgi ağlarının ve yeni iletişim sistemlerinin kullanımını ve vatandaşların demokratik bir topluma katılımını sağlayacak yeni kamusal alanların açılmasını ifade eder. Çünkü, insanları kamusal meselelerden uzaklaştıran ve yatıştırıcı eğlenceyle dolu geleneksel medyaya kıyasla, yeni medya teknolojileri etkileşimli, katılımcı ve demokratik bir diyalog sunma potansiyeline sahiptir.Tekno politika çağında ,dijital vatandaşlık, katılımcı demokrasi, toplumsal muhalafet , sosyal medya gerçekliği gibi konular  Filiz Aydoğan Boschelea tarafından  Tekno Politika Çağında vatandaşlık makalesinde  detaylı bir şekilde ele alınarak  açıklamıştır. (Aydoğan 2021).Bu açıklamalardan bazı bölümler aşağıda sunulmaktadır.

Sosyal Medya Siyasetçileri

Dijital teknolojiler, dijital vatandaşlık, siyasi katılım ve küresel bir kamusal alan yaratma açısından devrim niteliğinde özelliklere sahiptir; ancak siyasi bir bakış açısından, teknopolitikanın araçlarından biri olan sosyal medyanın, önceki medya biçimlerine kıyasla rıza oluşturma açısından daha güçlü olduğuna inanılmaktadır (Aydoğan 2021). Seçim dönemleri dışında televizyon, radyo ve gazeteler aracılığıyla seçmenleriyle iletişim kurabilen önceki dönemlerin politikacılarının yerini, günün 24 saati farklı kitlelere, hatta küresel bir kitleye ulaşabilen yeni nesil politikacılar almıştır. Vatandaşlarla etkileşimleri teknopolitika sayesinde zaman ve mekânı aşabilen politikacılar ve hükümetler için sosyal medya, rıza oluşturmada vazgeçilmez bir araçtır (Kellner, 2021).

Günümüzde en popüler medya biçimi olan sosyal medya, siyasi fikirlerin şekillenmesinde çok önemli bir rol oynamaktadır. Bu gerçeğin farkında olan birçok hükümet ve devlet adamı sosyal medyayı daha sık kullanmakta ve dijital medya dijital diplomasi için bir forum haline gelmektedir. Manipülatif ve “yanıltıcı” karakteri nedeniyle, dijital bir propaganda aracı olan bu teknopolitika, sosyal medya ağlarında bilinçli olarak yanıltıcı bilgiler yaymak ve bunları botlar ve algoritmalar aracılığıyla yaymak anlamına gelmektedir. (Wolley ve Howard, 2019:4)

Bugün, sosyal medya kanalları sayesinde retoriğin yerini performansın ve stilin aldığı, siyasetin medyalaşmasının ve sağcı popülizmin yaşandığı yeni bir siyaset biçimi olan “teknopolitika”dan bahsedebiliriz.

Şikâyetlerden ibaret toplumsal katılımcılık ?

Uzmanlar yeni iletişim teknolojilerinin sadece politikacılara değil, aynı zamanda dış baskılardan kurtulmuş neoliberal bireylere de kendilerini bir proje olarak üretme olanağı sağladığını  belirtmektedir (Aydoğan 2021).  Neoliberalizm, toplumu sürekli bir malumat bombardımanına tutup bireyciliğin nirvanasına yönlendirerek  siyasi bir “biz” oluşturmasına izin vermemektedir. Sınıf çelişkilerinin gizemli hale getirildiği ve vatandaşların tüketiciye dönüştürüldüğü teknokapitalizm çağında, yeni iletişim teknolojileri bireylere kendilerini tasarlama  ve ilişkilerini şekillendirme olanağı sunuyor gibi görünüyor. Aslında siyasetin de hedef göstermede yetersiz kaldığı bu ortamda  sadece bir tüketiciye indirgenen birey, kendini bu tüketim zihniyeti bağlamında topluma sunmaktadır. Bu dönemin politikacısı da tıpkı sıradan insanlar gibi kendi siyasi kimliğini yaratmakta ve seçmenleri kısa süreli tatmin edilmesi gereken tüketiciler olarak görmektedir.. Bu durumda, yaşadığı sorunların sebeplerini değiştirecek  bir vatandaş olarak değil, tüketici olarak siyasete katılan bireyin katılımı sadece  magazinel değerlendirmeler ve  şikâyetlerden ibaret kalmaktadır.

Han (2020), izleyicilerden ve tüketicilerden oluşan bu neoliberal politikayı “izleyici demokrasisi” olarak adlandırmaktadır. Bu politikayı, yeni iletişim teknolojileri aracılığıyla duygularla oynayan ve onları harekete geçiren bir “dijital psiko-politika” çağı olarak tanımlamaktadır.

 Bireylerin verilerine kolayca erişilebildiği bu çağda, veriler psiko-politik bir araç haline gelmiştir. Şeffaflıkla güvence altına alınan veriler sayesinde tanımlanabilir, ölçülebilir ve yönetilebilir hale gelen vatandaşların özgür iradesi ve bireycilik sona ermiştir.  Bu durum  yeni iletişim teknolojilerini yandan insanları korkutarak, bir yandan da kendi kendini kontrol etmelerini sağlayarak toplumsal düzenin sağlandığı  dijital bir hapishaneye dönüştürmüştür.   Bireyi ise politikanın  kontrollü  tüketicisine dönüştürmüştür (Han, 2020:68).

Beğeni kapitalizmi ve  dijital  vatandaşlık

Bu nedenle, siyasi açıdan bakıldığında, yeni iletişim teknolojileri çok önemli bir güç aracıdır. Uzmanlar “beğeni”nin bir güç öznesi olma biçimi olduğunu iddia etmektedir. Bu gücün farkında olmayan dijital vatandaşlar özgür olduklarına inanırlar. İnsanların iletişim kurmaya ve tercihlerini açıklamaya fazlasıyla istekli olduğu bu şeffaflık çağında, kapitalizm “beğeni kapitalizmine” dönüşmüştür. Beden yerine ruhu (psikolojiyi) önceliklendiren beğeni kapitalizmi, veri ve şeffaflık sayesinde ruha odaklanmıştır. Han bu konuda Foucault’yu eleştirir ve biyolojik gücün yerini yeni iletişim teknolojileri sayesinde yol gösteren psikolojik gücün aldığını iddia eder. Psikolojik gücün gözlemlenebildiği bu siyaset biçimi popülizm olarak ortaya çıkmaktadır.

Dijital teknolojilerin sosyal yaşamda bu kadar baskın hale geldiği bu teknopolitik çağda, dijital vatandaşlar da dijital yanlış bilgilendirme ve manipülasyon olgularıyla karşı karşıya kalmaktadır. Bu durumun en belirgin örnekleri, dijital teknolojilerin siyasi kararları nasıl etkilediğinin açıkça gösterildiği Brexit ve 2016 Amerikan seçimleri sırasında gözlemlenmiştir ve bu konu iletişim literatüründe “gerçek ötesi” ve “sahte haber” gibi kavramlarla tartışılmıştır(Aydoğan 2021)..

Sosyal medya dünyasının bot hesapları, “gerçek” bir kamuoyunun oluşmasını engelleyen faktörlerden biridir. Dahası, reklam verenlerin ve halkla ilişkiler sektörünün tıklamaya dayalı reklamları, sürekli olarak gönderdikleri ve yaydıkları yanıltıcı bilgiler ve sosyal medyanın bu olumsuz yönleri kutuplaşmaya, nefret söylemine ve kamuoyunun manipülasyonuna yol açmaktadır (Aydoğan 2021).

Kurgusal gerçeklik ve medya

Teknolojik gelişmeler, medyanın gerçekliği kurgusallaştırması ve bu kurgunun  gerçeklik gibi sunulması olanaklarını artırmıştır.  Bu da siyaseti yönlendirmek isteyenlerin elinde çok önemli bir araç olmuştur. Giderek daha fazla dijitalleşen medya, gerçekliğin yeniden üretilmesinde çok önemli bir araçtır. Bugün, kampanyalarını dijital medyayı kullanmadan yürüten neredeyse hiçbir politikacı yoktur (Aydoğan 2021)..

Teknopolitika çağında  potansiyel kamu muhalefeti, kültür endüstrisinin ideolojik senaryosunu hayata geçiren popüler müzik, televizyon yıldızları ve tüketim mallarıyla boğulmaktadır.

Teknopolitika çağında vatandaş  siyasetten giderek uzaklaşmış  ve  dijital bir vatandaşa dönüştürülmüştür. Gelişmiş teknoloji ile  her faaliyeti şeffaf hale gelen dijital vatandaşların siyasete  katılımı yalnızca şikâyet etmekten ibaret hale gelmiştir. Bu nedenle, bazı uzmanlar insanların dijital aydınlanmanın aslında bir tür kölelik olduğunu fark etmelerini sağlayacak yeni bir aydınlanma yaşanması gerektiğini öne sürmektedir (Aydoğan 2021)..

Siber popülizm aracı olarak internet

Paolo Gerbaudo, dijital teknolojilerin siyasi arenada muhalif bir söylem yaratmaktan uzaklaştığını ileri sürmektedir. 1990’lardan günümüze kadar internette gerçekleşen protesto faaliyetlerini inceleyen Gerbaudo, (2021:98) internetin artık siyasi mücadele için bir araç olmadığını, internetin alternatif bir internet ortamı yaratamadığını ve mevcut ağlarda kitleleri harekete geçirmek için kullanılan bir siber popülizme yol açtığını ifade etmektedir.

Alternatif yaratılmadığı durumda , dijital teknolojilerle yaratılan ve akıllı nesnelerle donatılan dijital bir toplumda yaşayan dijital vatandaşlar, her şeye bir çözüm bulan teknoloji tarafından yönetilecektir. Bu durumda, Evgeny Morozov’un (2021:49) tekno-kapitalist çağda veri arttıkça siyasetin ortadan kalkacağı tahmini hafife alınmamalıdır.

Kaynaklar

 Aydoğan Boschele, F. (2021). Citizenship in the Techno-Politics Age. Uluslararası Kültürel ve Sosyal Araştırmalar Dergisi (UKSAD), 7 (2), Kış, s.176-181.

Kellner, D.(2021). “Techno-Politics, New Technologies, and the New Public Spheres” https://pages.gseis.ucla.edu/faculty/kellner/essays/technopoliticsnewtechnologies.pdf). 24.06.2021.

Domenach, J. M. (1995). Politika ve Propaganda. Çev.Tahsin Yucel, Ist: Varlik Publications.

Wolley, S.C., Howard, P. N. (2019). Computational Propaganda. Oxford University Press.

Gerbaudo, P. (2021). ”Siber Özerklikten Siber Popülizme: Dijital Aktivizmin İdeolojik Tarihçesi”, (Trans. C. Arslan) Yeni Medya Kuramları II, Ed. Filiz Aydoğan. İst: Der Yay. Pp. 83-101.

Han, Byung-Chul. (2020). Psiko-Politika: Neoliberalizm ve Yeni İktidar Teknikleri, 4.th Print, (Trans. S. Sökmen) Ist: Metis Publications.

Dursun Yıldız

About Author

Leave a comment

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şunları da beğenebilirsiniz

Teknoloji ve Politika

Münih Teknik Üniversitesinde  Politika ve Teknoloji Yüksek Lisans Programı Açıldı.

Çağımızın politik ve teknolojik zorluklarına disiplinlerarası bir bakış açısı Politika  ve Teknoloji Arasındaki Bağlantıda Disiplinlerarası Çalışma Alanı Münih Teknik Üniversitesinde
Teknoloji ve Politika

Teknoloji Modern Politikayı Nasıl Şekillendiriyor: Araçlar, Riskler ve Olanaklar

18 Ağustos 2022  Teknoloji, siyasette vazgeçilmez bir güç haline geldi.  Kampanyaların nasıl yürütüldüğünü, seçmenlerin nasıl etkileşim kurduğunu ve kamuoyunun nasıl